Kocamı Arkadaşıyla Aldatıyorum

Selam seks hikayeleri severler. Hafta ortasında Yasemin telefon açtı. Ankara’da üç yıl kapı komşumuz olan Mehmet ve Yasemin, İzmir’e geleceklermiş. Otelde yer ayırtmışlar, arada bizi de görmek istiyorlarmış.
“Otele ne gerek var canım, bizde kalırsınız” dedim, ısrar ettim. Kabul ettiler. Akşam kocam işten geldiğinde ona da söyledim. O da sevindi. Çok iyi anlaştığımız, arada iki yıl geçmesine rağmen telefonlaşıp görüştüğümüz kafa dengi insanlardı.
Pazar akşamı kocam misafirlerimizi almaya terminale gitti. Ben de yatacakları odayı hazırladım, kendim hazırlandım. İki yıllık ayrılıktan sonra arkadaşlarımı, hele Yasemin’i göreceğim için sevinçliydim. Aynaya baktım, üstüme başıma çeki düzen verdim.
Eteği diz hizasındaki dar elbisem yine popomu meydana çıkarmıştı. Altı yıldır evliydim. Kendime iyi bakıyor, ideal genç kızlık ölçülerimi koruyordum ama şu geriye çıkık, iri, şekilli kalçalarımın göze batıcılığına bir şey yapamıyordum. Ne giyersem giyeyim, saklayamıyordum kalçalarımı… Erkeklerin aç bakışlarla, sikecek gibi bakmaları hoşuma gidiyordu gerçi ama bazen rahatsız da olmuyor değildim.
Ben tam hazırlıklarımı bitirmiştim ki zil çaldı. Kocam gelmiş olmalıydı. Koşarak kapıya gittim. Açtığımda kocamın yanında sadece Mehmet vardı. Hayal kırıklığıyla hemen,
“Hani, Yasemin nerede?” diye sordum.
“Sorma Gül, işyerinde aksilik çıkmış, iznini iptal ettiler. Ben de yalnız gelmek zorunda kaldım.” dedi yanaklarımı öperken…
Üzülmüştüm arkadaşımı göremediğim için… Biraz oturduk, sohbet ettik. Haberler alıp verdik. Sonra da Mehmet yol yorgunu diyerek odalarımıza çekildik. Erkeklerin işleri vardı, erken kalkacakları için fazla oturmadık. Yatıp uyuduk.
Sabah saat 10 civarında kalktım. Uyku mahmuru, saç baş dağınık, her zamanki gibi üzerimdeki kısa saten gecelikle dağınık bir şekilde elimi yüzümü yıkamak için banyoya doğru yürüdüm. Dalgın dalgın akşam misafire ne yemek yapsam, dışarıya mı çıksak diye düşünüp duruyordum. Gözlerimi ovuşturarak kapıyı açıp banyoya girdim ve aniden gözlerim faltaşı gibi açıldı.
Mehmet… Küvetin içinde çırılçıplak uzanmıştı. O donup kaldığım saniyeler içinde gözüm önündeki şeye kaydı hemen… Kayması doğaldı. Çünkü bacaklarının arasında, elleriyle okşadığı devasa bir penisi vardı Mehmet’in… Artık buna penis falan demek az gelirdi. Üstüne basarak, çift r harfini çatlatarak yarrak demek gerekirdi adamın aletine…
“Şeyy… Ben… Özür dilerim. Evde kimse yok zannediyordum…” diye kekeledim. Ama hala gözüm büyülenmiş gibi Mehmet’in sikindeydi, hipnotize olmuşçasına gözlerimi ayıramıyordum.
Sonunda yanaklarım kıpkırmızı, şok olmuş vaziyette arkamı döndüm, banyodan çıktım. Holdeki aynada kendimi gördüm. Üstüm başım, saçlarım darmadağınıktı Yanaklarım alev alev yanıyor, utançtan ölüyordum. Kısa saten gecelik yarısı yukarıda, yarısı aşağıda, geniş kalçalarım meydanda, dekoltesi sıyrılmış, memelerimin yarısı açıkta… Uçları kabarmış, geceliğin parlak kumaşından iştah açıcı bir görüntü yaratmış.
Üstüme başıma çeki düzen verip mutfağa geçtim. Ketıla su koyup ısıtmaya başladım. Mutfak tezgahına dayanıp gözlerimi kapattım. Tüm utanma duygumun yanı sıra ıslandığımı fark ettim o anda… Yanaklarım gibi, kasıklarım da yanıyordu. Elimi eteğimin altından külodumun içine soktum, amımı sıkıp bıraktım. Çıkardığımda parmaklarım ıslaktı.
Tamam, Mehmet’i beğenirdim hep… Sportmen, yakışıklı, ideal erkek tipiydi kerata… Fakat bugüne kadar hiç bu açıdan, seksüel olarak bakmamıştım ona… Arkadaşımın, komşumun kocasıydı. Olaydan çok etkilenmiştim. Gözümün önünden gitmiyordu banyodaki manzara…
Su ısınmıştı. Üst dolaptan kahve ve şekeri almak için yukarıya uzandığımda birden arkamdan sarılıp gözlerimi kapatıverdi.
“Ayyy…” diyerek bir çığlık attım. Habersiz, sessizce gelmiş, ben de boş bulunmuştum. Mehmet beni kollarıyla sardı, elleriyle gözlerimi kapattı
“Bil bakalım ben kimim?“ diyerek güya şaka yapıyordu. Pantolon ve geceliğimin üzerinden de olsa o bileğim gibi aletini kalçalarımda hissettim ama ilk anda aldırmadım. Gülerek,
“Aman Mehmet… Sensin işte, başka kim olabilir ki?” dedim.
Gözlerimi açtı ama arkamdan çekilmedi. Hala o banyoda gözüme gözüme soktuğu koca yarağı arkamda dayanmış vaziyetteydi. Ben de terslemek, bozuntuya vermek istemiyordum. Ama Mehmet benden ses çıkmayınca biraz daha kalçasını bastırdı. Şimdi sertliğinin yanında sıcaklığını da duyuyordum. Etkilendim. İçimde kaynayan sıcaklığın derecesi biraz daha yükseldi. Fakat yine de,
“Mehmet ne yapıyorsun? Kendine gelir misin?” dedim.
“Gül, hastayım sana… Eskiden beri beni çok etkiliyorsun, lütfen…” diye yalvardı adeta…

Aldatan Kadınlar
İçimden “nasıl olsa biraz sürtünüp bırakır, arkadaşının karısını zorla sikecek değil ya…” diye düşünüp olayı büyütmek istemedim. Mehmet bu kez elleriyle memelerimi sıkıca kavramış, var gücüyle yaslanıp . o büyük aletiyle koca götüme sürtünüp duruyordu.

O kocaman sikini artık tamamen göt kabalarımın arasında hissediyordum. Parmakları memelerimde, uçlarını ovalıyıp duruyordu bir yandan… Öyle çok tahrik olmuştum ki… Fakat yine de
“Mehmet, yeter artık. Hadi artık tamam..” dedim sakinleştirmeye çalışarak ve bir hamleyle elinden kurtulmaya çalıştım.
Ama kurtulamadım. Kalçalarını iterek beni iyice mutfak tezgahına sıkıştırmış, bastırıp duruyordu.
“Gül, ne olursun biraz daha… Lütfen…” dedi.
Ben kurtulmak isteyip debelendikçe benim kalçalar istemsiz sağa sola sallanıyor, böyle olunca da sikine daha çok sürtünüyordum. Elleri hala memelerimdeydi. İncecik gecelik kumaşı ne sikinin sıcaklığına engel oluyordu, ne meme uçlarımın parmaklarının baskısıyla ezilmesine…
Ben boşu boşuna kurtulmak için kıpırdanıp duruyordum. Mehmet elleriyle memelerimi hamur gibi yoğurup dururken, kalçalarımı sikiyle okşarken, ağzını kulaklarıma yanaştırmış, ılık nefesiyle beni kendimden geçiriyor,
“Muhteşemsin Gül… Götün kocaman… Karpuz gibi… Muhteşem, taş gibi kalçaların var.” diye kulağımın dibinde inleyip duruyordu.
Olayın kötüye gittiğini anlamıştım, fakat dayanacak gücüm de kalmamıştı, sırılsıklam olmuştum. Birden direnmeye başladım, elinden kurtulmaya çalışıyor ve
“Bırak beni… Bırak…” diye bağırıyordum. Bir hamlede beni tezgahın üzerine domalttı ve
“Hiç boşuna uğraşma canım… Seni sikmeden bırakmam. Mutlaka sikecem seni…” diyerek hırsla zaten sıyrılmış olan geceliğimi kaldırıp külotumu indirdi.
Bir hamlede fermuarımı açıp yarağını çıkarıp amıma dayadı ve bastırmaya başladı. Daha henüz başı bile içime girdiğinde kalçam tamamen ikiye ayrıldı. Aygır herifin koca sikinin milim milim içime içime girdiğini hissediyordum. Kasıklarım gerilmişti aletin büyüklüğünden… İçimde gidip gelmeye başladı. Salkım gibi taşakları klitorisime, kasıkları ve bacakları da benim popomun yanaklarına vurdukça şak şak sesler çıkıyordu. O banyoda gördüğüm minare gibi sikin hepsini içime sokup çıkarıyordu.
15-20 dakika kadar beni böyle sikti ve birden kasılmalar başladı. Amım yırtılacak gibi oluyordu. Ben de boşalmaya başladım. Bütün spermini içime boşalttı ve üzerime yığıldı. Birkaç dakika öylece kaldık. İçimde inen sikini dışarıya çıkardı. Bu haliyle bile beni sikerek zevk verecek gibiydi. Elleriyle götümün kabalarını tuttu ve
“Bu götü de sikmek istiyorum” dedi. Bense aldığım zevkim yanında büyük bir pişmanlık duyuyordum, Döndüm ve yüzüne bakarak,
“Domuz, bu sik göte girer mi?” diye bağırdım. “Zaten bu yaptığın, yaptığımız yanlış… Ne olacak şimdi?” derken onun aklı götümde,
“Oğuz seni götten sikmiyor mu?” dedi,
“Sana ne? Ayrıca onunki böyle değil.” dedim elimle önünde sallanan indiği halde bilek gibi sikini göstererek…
“Sikmiyorsa aptallık ediyor.” dedi. “Oldu bir kere, yapacak bir şey yok…”

Yeniden ellerini arkama dolaştırıp popomu okşamaya başladı. Ben de ağlamaya… Elinden kurtulup koşarak yatak odamıza gittim. Kapıyı kilitleyip uzandım.

Yeniden biraz uyumuşum. Uyandığımda kalkıp hala evde mi diye odaları dolaştım. Yoktu, gitmişti. Evde olsaydı daha mı iyi olacaktı, sevinecek miydim, bilemedim. Banyoya gidip soyundum. Bir duş alıp olanları düşünmeye başladım. Sanki sikinin kalınlığı hala bacaklarımın arasında gibi geliyordu bana… Hem çok etkileniyor hem unutmaya çalışıyordum.
Akşam önce eşim eve geldi. Hiç bir şey belli etmedim, sonra da Mehmet geldi. Ben yemek hazırlarken onlar da masaya geçmişler çay içiyorlardı. Kocam,
“Gül, ben bir kaç bira alıp geliyorum” dedi ve çıktı.
Mehmet öylece oturuyordu. Ben de ağzım yandığından akşam bol bir eşofman giymiştim. Artık masayı donatmaya başlamıştım ki Mehmet beni çekerek kucağına oturttu. O koca siki yine taş gibiydi altımda…
“Bırak, şimdi gelecek arkadaşın. Bu kadar şerefsizlik yetmedi mi?” diyerek göğsünü yumrukladım.
Ama doğrusu canım da pek kalkmak istemiyordu. Dudaklarıma yumuldu, öpmeye başladı. Yine içim eriyordu. Dudaklarım emiliyor, dili dilimi okşuyordu ağzımın içinde… Sikiş izle

Sikinin kalınlığını götümde hissettikçe fena oluyordum. Hani, o anda kapının zili çalmasa, işin sonu nereye varacak belliydi. Müthiş bir sikiş daha bekliyordu beni…
Zilin sesiyle ikimiz de irkildik. Dudaklarımı kurtarıp kalkmaya çalışırken,
“Gece yanıma gel. O güzel götüne sadece başını sokayım. Hiç acıtmayacağım. Kayganlaştırıcı, yağ falan aldım” falan diyordu.
“Saçmalama pis sapık, olmaz öyle şey…” dedim ve kalkıp kendime çeki düzen verdim. Mehmet de kalkmış sikini indirmek, gizlemek için çabalıyordu o arada… Gidip kapıyı açtım. Kocam elinde biralarla gelmişti.
Yemekten sonra biraz sohbet ettik. Daha doğrusu iki erkek sohbet ettiler. Bense robot gibi, onlara fazla katılmadan yanlarında oturdum. Sersemlemiş, dağılmış vaziyetteydim. Kocama çaktırmamak için çaba harcamakla meşguldüm. Sonunda yattık.
Kocamın yanında uzanmış yatarken aklıma bugün yaşadıklarım geliyordu, yine çok etkilenmiştim. Mehmet’in yanına gitmemek için kendimi zor tutuyordum. Her ne yaşandıysa olmuş, bitmişti. Ona gitmemeliydim.
Onun koca siki aklıma geldikçe ateş bastı, içimde gidip gelişlerini hatırladım. Geceliğimin eteğini çekip elimi külodumun içine daldırdım. Kızışmış amımı avuçlayıp sıktım. Klitorisimi okşadım. Parmağımın birini ıslanmış amıma daldırırken diğer elimle geceliğimin açık yakasından mememin birini çıkarıp okşamaya, ucunu sıkmaya başladım.
Sabah içime giren koca yarağın kalınlığını yaşamak istedim. İkinci parmağımı, sonra üçüncüsünü salladım içime… Yavaş yavaş parmağımı hareket ettiriyor, zevkten kıvranıyordum. Her ne kadar gerçeğinin yerini tutmasa da kısa zamanda yükseldim. Yanımda uyuyup duran kocama hissettirmemeye, inlemelerimi içimde boğmaya çalışarak orgazm oldum.

Parmaklarımı amımdan çıkardım. Su içindeydiler. Külodum da öyle… Batmıştı. Sessiz ve yavaşça kalkıp çekmeceden temiz bir külot aldım, yatak odasından dışarıya süzüldüm. Banyoya girdim. Ellerimi yıkayıp külodumu değiştirdim. Islanmış külodu kirlilere atmak için kirli sepetini açtığımda şaşırdım.
Sabah tecavüzden sonra çıkardığım külodum kirlilerin en üstünde, sergilenircesine açılmış duruyordu. Oysa her zamanki gibi katlayıp geceliğin altına sakladığımdan emindim. Elime alıp baktım. Ağında beyaz spermler vardı. Tazeydi, yeni bırakılmışlardı. Elime alıp burnuma götürdüm, kokladım sperm kokusunu… Kızgınlıkla,
“Sapık… Pis sapık… Külodumu alıp mastürbasyon yapmış…” diye geçirdim içimden… Sonra da az önce yatakta, hem de kocam yanımda uyurken kendi yaptıklarım geldi aklıma, güldüm. O da benim gibi azmıştı anlaşılan… Külodumu tekrar top yapıp alta tıktım. Banyodan çıktım. Yatak odasına yöneldim. Küçük odanın kapısının önünde Mehmet’le burun buruna geldim.
Kapı yarım açık, önünde duruyor, yolumu kesiyordu. Çırılçıplaktı. Holün solgun ışığında kalkmış sikinin, mızrak gibi bana yönlendiğini görebiliyordum. Fısıldayarak,
“Bırak geçeyim sapık herif…” dedim, sesimin sert çıkmasını umarak… Korkuyla yatak odasına doğru baktım. Kapı kapalı olmasına rağmen kocamın horultusu burdan duyuluyordu. Olan bitenden habersiz horul horul uyuyordu kocam…
Karşılıklı bakıştık. Yine üstümde gecelikle yakalanmıştım adama… Aniden elimden tutup sertçe kendine çekti, odaya soktu beni, kapıyı kapattı. Başımın üstünde birleştirdiği ellerimi ve bedenimi duvara yaslayıp dudaklarıma yumulurken diğer eliyle göğüslerimi okşayıp aşağıya indi, geceliğimin altına sokup külodumu tutup asılarak yırttı, çıkarıp attı. Porno izle

Tüm bu anlattıklarım belki bir iki saniye içinde gerçekleşmiş, ben neye uğradığımı şaşırmış vaziyette kalmıştım. Çırılçıplak adam tüm vücuduyla üzerime abanıyor, taş gibi yarağı geceliğimin altında, bacak içlerimde dolaşıyor, beni delirtiyordu. Dudaklarımı kurtarıp,
“Bırak beni… Bırak diyorum… Yoksa bağırırım…” diye tısladım dişlerimin arasından… Nefes nefeseydim. Göğsüm inip kalkıyordu. Bıraktı. Gözleri gözlerimdeydi, hırsla, vahşice parlıyordu gözleri… Bedenini yine bana yaslarken,
“Bağır…” dedi. “Bağır, kocan gelsin. Gecenin bu saatinde külotsuz, yarı çıplak, benim odamda ne aradığını anlat ona…” dedi alaycı tavırla…
Çaresizce kıvrandım. Haklıydı. Ne diyebilirdim ki kocama… Nasıl anlatırdım bu vaziyeti… Dudaklarımı, yüzümü, boynumu öpücük yağmuruna tutarken istekle, arzuyla çatallanan sesi yalvarıyordu,
“Bırak kendini Gül… Sen de istiyorsun. Rahat bırak kendini… Zevki hisset sadece…” Biraz uzaklaşıp geceliğimin yakasını açtı iki yana…
“Offf… Harikasın…” dedi hayranlıkla… “Baksana nasıl uçları kabarmış, parmak gibi olmuş… Amcığından sular akıyor. Hadi inkar etme… Senin de beni istediğini biliyorum… Zevk alıyorsun… İstiyorsun… Oh, bebeğim benim…“
Çırpınmayı bırakmıştım artık… Göğsünden ittim, kendimden uzaklaştırdım.
“Hayır, istemiyorum işte…” dedim şımarık bir edayla… Onu ne kadar istediğim belli oluyordu oysa… Ona ve arzularına teslim olmuş bir tavırla,
“Tamam, olan oldu… Lanet olsun. Ne yapacaksan yap, gideyim.” Gözlerini benden ayırmadan geri geri gitti, koltuğa oturdu. Eli sikinde, o muhteşem sikindeydi, sıvazlıyordu bana bakarak…
“Şu güzel amcığını göster bana Gül…” dedi inlercesine… “Hep bir telaş içinde siktim seni… Şimdi onu göster bana, görmek istiyorum…” Durup ona baktım.
image
“Pekala…” dedim. “Madem o kadar çok görmek istiyorsun, al gör bakalım. Ne farkı varmış karının amıyla benimkinin arasında…”
Sonra da elimle geceliğimin eteğini tutup kaldırdım. Islanmış, dudakları şişip yumruk gibi olmuş amımı gösterdim ona… Gözleri açılmış, her ayrıntısını görmek ister gibi bakıyordu.
“Ohhh… Harikasın Gül…” diye fısıldadı. “Çok güzel amcığın var. Onu güzel yapan, farklı yapan senin amcığın olması güzelim… Haydi, dudaklarını aç şimdi, ikiye ayır amcığını…” İtaat ettim, dediğini yaptım. Sapık, öyle şeyler yaptırıyordu ki bana… Yeni gelin gibi heyecandan titriyor, tahrik oluyordum.
“İstediğin oldu mu? Şimdi ne yapmamı istiyorsun?”
“Gel ve üstüne otur şunun…” diye emretti.
Ben de sessizce, bir köle gibi emrine uydum, bir kaç adım atıp yanına geldim. Ellerini çekmişti, koca siki dikine duran bir patlıcan gibi kasıklarının arasında yükseliyordu. Öyle iştah açıcı, öyle tahrik edici görünüyordu ki… Eğilip diz çöktüm önünde…
image
Saygıyla, hazdan titreyerek aletine gereken hürmeti gösterdim. Dudaklarımla, dilimle tapındım bereket tanrısına… Ucundaki deliğinden başlayıp alttaki taşaklarına kadar yaladım, dilimin ucuyla dolaştım. Yumruk başını ağzıma alıp emdim.
Yeteri kadar yalayıp emdikten sonra doğruldum. Bacaklarımı aralayıp sikinin hizasında durdum. Geceliğimin eteğini kaldırıp sikini ucundan tuttum. Yalanmaktan pırıl pırıl parlayan sikini amımın dudaklarına, klitorisime sürttüm.
“Ohhh…” diye inledim elimde olmadan… Öyle zevk alıyordum ki… Öyle tahrik edici bir durumdaydım ki… Kocam iki duvar ötemde uyuyor, bense burada bir yabancıyla, koca yaraklı komşumla sikişiyordum.
Dudaklarımı ısırarak kendimi santim santim aşağıya bıraktım. Sikinin içimde kayboluşunu izledim başımı öne eğerek… O da aynı şekilde izliyordu. Islak amcığım koca sikini içine aldı yine… Milim milim, yarıla yarıla… Sonunda klitorisim onun kasık kıllarına yapıştığında bir oh çektim. Bacak aram yine dolmuştu.
image
Bacaklarım titreyerek oturup kalkmaya başladım yavaş yavaş… Gözlerimi kapattım, başımı arkaya atıp içimdeki sikin temasını tüm hücrelerimde hissettim. Mehmet’in elleri de boş durmuyor, geceliğimin altından üstünden her yerimi okşayıp duruyor, memelerimi avuçluyordu durmadan…
Sonunda sarsılarak orgazm oldum. Ellerimi onun geniş göğsüne dayamış vaziyette, kalçalarımı deli gibi indirip kaldırarak boşaldım. Koltukta yanına devrildim ceset gibi… Hala kasılıyordum.
O ise hala dimdikti. Yeteri kadar dinlendiğime karar verince sarıldı, öptü, okşadı, beni yeniden, tekrar canlandırdı. Koltuğun üzerinde domaltmak istediğinde karşı koydum,
“Yeter artık, bırak, bittim ben…” dedim.
“Bırakmam. O güzel götünü sikmeden bırakmam… Sana söyledim.”
Çırpınmalarıma aldırmadan sikini ıslak, sikilmiş amıma gömdü. Gidip gelmeye başladı arkamda… Sakin sakin, usta işi hareketlerle yapıyordu yapacağını… Koca sikinin içimde, hiç ulaşılmamış yerlerimde dolaştığını, baskı yaptığını, amımı gerdiğini duyumsuyordum. Yükselmeye başlamıştım ki, sikini çıkardı içimden…
Hayal kırıklığıyla arkama baktığımda sikine bir şeyler sürdüğünü gördüm. Loş ışıkta parlıyordu siki… Sonra kaygan parmaklarını götümün deliğinde hissettim.
“Nedir o?” dedim. “Bırak artık oynamayı benimle… Ne yapacaksan yap, gideyim…”
“Kayganlaştırıcı sürüyorum bebeğim. Bırak kendini, kasma…”
Parmaklarını arkamda dolaştırdı, içine soktu. Yedire yedire arkamı parmakladı, bir güzel yağladı sıvıyla… Sonra da işini bitirip koca sikinin başını arkama dayadı. Koltuğun kırlentini alıp köşesini ağzıma soktum, ısırdım. Kaygan penisin başı, benim kaygan minik deliğime giriverdi bir anda… Acıyla inledim,
“Yavaşş… Acıyor…” dedim.
“Kasma… Kendini bırak… Biraz sonra göreceksin, rahat rahat girecek götüne… Oh benim güzel götlüm… Yavrum benim…” diye fısıldayıp dururken eğilmiş, alttan memelerimi ovalıyordu kaygan parmaklarıyla… Elinin birini klitorisime götürüp okşadığında kendimden geçtim, salıverdim kendimi… O da bir anda göt deliğime gömdü sikini…
Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Kasıkları popoma dayanmıştı. Köküne kadar içimdeydi hayvani alet… Durdu, bekledi. Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı.
Götümün deliği isyan etmeyi bırakmıştı kısa sürede, zevk alıyordum. Büzüğümde sikinin şapkasını, damarlı gövdesinin ilerleyişini, sürtünmesini hissettikçe deliriyordum. Ben de elimi alttan amıma götürüp klitorisimi parmaklarımın arasında ezmeye başladım. Elleri kalçalarımda, okşayarak dolaşıyor, sıkıp sıkıp bırakıyor, eğilip memelerimi okşuyor, bana zevk vermek için elinden ne gelirse yapıyordu.
Sikinin tamamını çıkarmaya, tekrar girmeye başlamıştı. Ara ara götümden çıkarıyor, amıma sokuyordu aletini… Bense altında zevkten zevke sürükleniyor, hiç yaşamadığım, kocamın bana hiç yaşatmadığı deneyimlerle baş başa kalıyordum. Ne yapacağımı şaşırmış, sadece aldığım zevke konsantre olmuştum.
Sonunda arka deliğimi sertçe pompalayıp dururken ben boşalmaya başladım. Daracık göt deliğimdeki kasılmalara o da daha fazla dayanamadı, beni kendine çekip hayvan gibi hırlayarak döllerini arka deliğime boşalttı ne varsa…
Kendini yan tarafa atmış, nefesleniyordu. Bense koltuğun üzerinde kıvrılmış, hala kasılıp duran bedenime söz geçirmeye, kendime gelmeye çalışıyordum. Sonunda sakinleşip kalktım. Geceliğim hala üzerimdeydi, eteklerini çekiştirip düzelttim. Koltukta uzanmış oturan bir gecelik erkeğime baktım.
“İstediğin oldu mu şimdi? Muradına erdin mi?” dedim. Elini uzatıp elimi tuttu.
“Evet Gül… İstediğim oldu. Yıllardır güzel götünü sikmenin hayalini kurmuştum. Gerçek oldu. Teşekkür ederim” dedi elimi öperek… Ben de eğildim, dudaklarından öptüm. Kalkarken,
“Asıl ben teşekkür ederim. Sayende hiç yaşamadığım şeyler yaşadım.” dedim. “Ama bir daha olmayacak. Bugün olanlar yaşandı ve bitti, aramızda kalacak. Bir daha tekrarlanmayacak. Söz ver bana…”
“Söz bebeğim… Nasıl istersen…”
Yavaşça odanın kapısını açıp çıktım, kendi yatak odama geçtim. Kocam hala uyuyordu. Götümün deliğinde yabancı bir erkeğin döllerinin ıslaklığını hissede hissede uyudum ben de…
image
Ertesi gün Mehmet’i uğurladık. Otobüsüne binmek üzereyken elimden tuttu. Bir parmağıyla avucumu okşayarak, gözlerime bakarak,
“Her şey için teşekkür ederim Gül…” dedi. “Çok memnun kaldım.” Kocam yanı başımızdaydı. Parmaklarının sıcak temasını elimde, avuç içimde hissedince ürperdiğimi gizlemeye çalışarak,
“Ne demek Mehmet, görevimiz…” diyebildim. Kocam da atıldı,
“Tabi ya arkadaşım… Her zaman bekleriz, eşine selam söyle” dedi.
Zavallı kocam misafirimize yemekten başka şeyler de ikram ettiğimi bilmiyordu. Eski komşumuzun memnun kaldığı şeyin, orospu karısının muamelesi olduğundan, boynuzlandığından habersizdi.
Kocama itiraf etmeyi, anlatmayı düşündüm bir şekilde, yatakta fantazi kurarken falan bir punduna getirip… Sonra vazgeçtim. Ne tepki göstereceğini bilemedim.
O yaşadığım bir günlük yasak aşkı da unutamadım hiç… Kocamın altına her yattığımda, her mastürbasyon yaptığımda, o gün ve gecesinde yaşadıklarımı, Mehmet’in, koca yaraklı komşumun kocaman sikini, verdiği zevki hatırladım.

Leave a Reply