Olgun Hemşireyi Sikiyorum

Merhaba erotik hikayeler, benim adım Hasan. Bende sizler gibi hikaye okumasını çok seviyorum fakat iki ay önce dul hemşireyle yaşadıklarımdan sonra genelde internette hemşire hikayeleri bulup okumasını tercih ediyorum. Benim gibi hemşirelerle sex hikayeleri arayanlar varsa bir yeni hikaye de ben yazmak istedim ama benim gibi yaşamışlığı olan varsa lütfen paylaşsınlar çünkü yazılanları okudukça sanki benim dul hemşireyle okuduklarımı yaşıyor gibi hissediyorum.

24 yaşındayım ve askerden geldikten sonra girdiğim tekstil fabrikasında çalışıyorum. Zaten askerden önce de aynı fabrikadaydım ve gelince de direkt kaldığım yerden devam ettim. Anlatacağım olay çalıştığım fabrikada ufak bir iş kazası geçirdikten sonra gittiğim hastanede ki sarışın Gülçin hemşire ile aramızda yaşandı. Yani bu olay yaşanalı işte dediğim gibi 2 ay falan oluyor. O gün, iş kazası geçirdiğim gün farklı bir birimde eleman eksikliği vardı ve bizim birimden benimle beraber iki kişi daha götürmüşlerdi. Malum farklı bir bölge olduğu için acemilik çekiyordum. Sadece ben değil, benimle beraber gelen arkadaşlarda benim gibi işten anlamadıkları için acemilik çekiyorlardı. Çalıştığımız makinanın bir bölümü var, küçük bir deliği var ve o delikten bir bant geçiyor, tam detaylara girmiyorum anlamazsınız diye. O bantın girip çıktığı yerde mekanik bir sorun oluştu. Normalde bu tür sorunları önce makinanın operatörü inceler, sorun çözülmüyorsa teknik elemanlar olaya müdahale eder.

Makinadan anlamadığım halde ufak bir sıkışmadır diye düşünerek parmağımla bantı kontrol etmeye başladım. Arkadaşlar yapma etme deselerde şöyle bir kontrol ediyordum. Tam parmağımı çekerken, yani sorunu çözememiştim ve parmağımı çıkartacakken birden bant tekrar kaymaba başladı ve parmağımın üst kısmında neyseki hafif bir sıyrık oluştu, hafif sıyrıkla kurtardım yani sizin anlayacağınız. Parmağımın tamamı içeride olsa sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum. Bunun üzerine parmakta kanamalar başlayınca tıbbi mudahale için revire gittim ama onlarda bir sarhı bezi sarıp gönderdiler. Arkadaşlarda “buranın revirinden ne olur, bence hastaneye falan git” deyince iş yerinden izin aldım ve öğleden sonra saat iki gibi işten çıkıp semt polikliğine gittim. Sıra falan almama gerek yoktu çünkü poliklinikte kimse yoktu diyebilirim. Kaydımı yaptırdıktan sonra acile girip doktoru beklemeye başladım.

Dedimya kimse yok diye, hastayı bırakın odasında acil doktoru bile yoktu. Bir kaç dakika acil odasında bekledikten sonra içeri giren sarışın hemşireyle birden irkildim. O hemşire olamazdı yani, hemşire kostümü giymiş manken gibi birşeydi. Üstelik üzerinde ki hemşire kostümü de o kadar dardı ki, zaten altta pantolon vardı etek değil, pantolon o kadar dardı ki kadının içinde ki külot beyaz olsa dahi ben buradayım diyordu. Seksi hemşire beni odadan alıp müdahale için hemen yan odaya geçirdi ve sedyenin üzerine oturatarak sargı bezini açıp incelemeye başladı. Bu sırada da neler olduğunu anlattırıyordu bana ama ben bir türlü adapte olupta olan biteni anlatamıyordum ki. Sonunda seksi hemşire olayları tam olarak anlatamadığımı fark edince şöyle bir başını kaldırıp yüzüme baktı ve “o an orada olduğuna emin misin” diye sordu. Ne demek istediğini anlayamamıştım, şaşkın şaşkın “nasıl yani anlamadım” diye sordum.

Gülümseyerek “pek olay yaşanırken oradaymışsın gibi gelmedi de, anlattıklarından birşey anlamadım yani” dedi. Anlatamıyordum ki tam olanları, kadının her ne kadar göğüsleri falan görünmesede, altında mini etek falan olmasada anltamam yani o kadar seksi görünüyordu ki konsantremi toplayıpta yaşananları aktaramıyordum. Sonunda “her neyse tamam, sarhıyı kaldırıp bir kaç dikiş atmam gerekiyor” dedi ve sargıyı komple parmağımdan çıkartarak dikiş atmak için hazırlanmaya başladı. O sırada mevcburen bana arkasını dönmüştü ve işte o sözünü ettiğim iri kalçaları, külot izini o an net bir şekilde görmüştüm. Bir sağa bir sola sallanan kocaman götü, götünün arasına girdiği bariz belli olan külotu beni benden alıyordu. Gözlerimi kırpmadan, ayırmadan koca götlü hemşire kadının hareketlerini takip ediyordum. Hatta bir ara durduğunda çok derinlerde de olsa benim için durduğunu, yani ona baktığımı fark edipte durmuş olabileceğini düşünüyordum ama kafamı toparlayıpta ortama dönemiyordum ki.

Sürekli kocaman götünü düşünüp içten içe fantaziler peşinde koşuyordum. Sonunda seksi hemşire bir kaç saniye duraksadıktan sonra “iyimisin orada” diye seslendi. Bense “hıı, nasıl, anlamadım” diyerek gözlerimi zar zor hemşirenin götünden çekip gözlerine baktım. Baktığımda da onu izlediğimi fark ettiğini anladım ama kadın öyle sinirli falan değildi. Bana “rahatmısın orada” derken yüzünde ki gülümsemeden dolayı aramızda birşeylerin yaşanayacağını hissetmiştim. Yani o kadar atlangoç bir tip olmasamda elime geçen fırsatları da kaçıran biri değilimdir. Rahatmısın sorusuna “aslına bakarsanız çok rahatım, parmağımın acısını dahi unuttum desem inanır mısınız” diye cevap verdim. Kadın yine gülümsemesiyle beraber “inanmaz mıyım, inanırım tabi” dedi ve tekrar önüne dönerek dikiş malzemelerini alıp yanıma geldi. O andan itibaren hem o bana, hem ben ona kaçamak bakışlar atıyor, birbirimizi izliyorduk.

Yarım saat kadar sürmedi, işimiz bittiğinde tam beni acil odasından gönderecek iken özür dileyerek konuya girdim ve “beni yanlış anlamanızı istemem ama iş çıkışı birşeyler mi içsek” diye sordum. Yine gülümsemeye başladı ama “malesef mümkün değil” dedi. Ben geri adım atmadım ve “sadece birer fincan kahve, kime ne zararı olabilir ki” dedim. Bunun üzerine ses çıkartmayınca “ben normalde saat altıda işten çıkıyorum ama şimdi gidip izin alacağım ve sizin çıkmanızı bekleyeceğim, hastanenin önünde olacağım” dedim. Yine birşey demedi ama ben kararlıydım, gözümle görmeden tatmin olmayacaktım gelmeyeceğine o yüzden dediğim gibi gittim fabrikadan izin aldım ve saat dört gibi tekrar hastanenin önünde geldim. Yalnız öyle gelip direkt beklemeye başlamadım. Önce içeri girip hemşireye göründüm, selam verdim ve tekrar dışarı çıkarak beklemeye başladım. Saat beş buçuğa kadar öyle dolandım durdum hastanenin önünde.

Sonunda personal yavaş yavaş çıkmaya başladığında gözüm hemşireyi arıyordu. Çok geçmeden yanında iki bayan arkadaşı ile yanıma geldi ve arkadaşlarına “siz gidin, yarın görüşürüz” dedi ve onları gönderdi. Bir kaç saniye birşey konuşmadan birbirimize baktık ve gülümsedik. Ardından bana “eee nerede içiyoruz” diye sordu. Ben hastanenin bir kaç yüz metre uzaklığında ki kafeye gitmeyi önerdim ama o “buralarda olmaz, araban var mı” diye sordu. İşe arabayla gidip gelmediğim için “arabayı almadım ama istersen hemen alıp geleyim başka bir yere geçelim” dedim. Bana “gerek yok, gel benim arabayla gideriz” dedi e hastanenin park yerine gidip arabasına bindik. Bulunduğumuz semtten çıkıp merkeze geçtik. Yol üzerinde kafe olmadığı için merkezde uygun bir yere arabayı park edip bir kaç dakikalık yürüyüşten sonra sonunda uygun bir ortam bulabilmiştik. Bu arada araba yolculuğu sırasında tahmin edersiniz ki gözlerimi bir an olsun ondan ayıramıyordum.

Üzerinde ki hemşire kostümünü çıkarttıktan sonrada bir pantolon giymişti ama bu defa beyaz kumaş değil, siyah bir kot pantolonu vardı. Kalçaları her zaman ki gibi bakmaya doyulmayacak kadar güzeldi ama bu defa pek görememiştim. Daha ziyade iri memelerinden dolayı üzerinde ki bluzun kasılmış bölümlerine, yani memelerinin olduğu bölümlere kenetlenmiştim. Bir kaç defa da bakarken yakalanmadım değil ama yakaladığı zaman o gülümsüyordu, bende gülümsüyordum. Araba içerisinde isminin Gülçin olduğunu, geçen sene boşandığını ve çocuğunun olmadığını öğrendim. Karşılıklı olarak birbirimize hayat hikayelerimizi anlattık. Yaşı 29 idi, sizlere tarif etmem gerekirse boyu hemen hemen 170cm vardı diyebilirim. Benim boyum 178cm civarında ve benimle arasında öyle aşırı bir boy farkı yoktu. Kilo olarak biraz kiloluydu diyeceğim ama bir kadın kilosunu ancak bu kadar güzel taşır inanın bana. Yani balık etli diyebilirim ki.

Orjinal olmasada sarışın ve gözleri ela. Yani mükemmel ya, tarifi imkansız görmeniz gerekli kesinlikle. Kafede önce birşeyler atıştırdık ve sohbet ettik. Çok kısa bir süre içerisinde birbirimize alışmıştık ve sanki yıllardır arkadaşmış gibi sohbetler ediyorduk. Kafenin içerisinde ara ara sohbetlerden dolayı öyle kahkahalar atıyorduk ki etraftan dik dik bakanlar bile oluyordu. Hani bazen bir insanla karşılaşırsnız da birden içiniz ısınır, samimi olursunuz, sanki yıllardır arkadaşmışcasına aranızda bir bağ oluşur. İşte bizimde Gülçin hemşire ile aramızda böyle bir bağ olmuşmuştu. Zaten bu bağ yüzünden aynı gün, akşam üzeri beni evine davet etti. Davet ederkende aynı şekilde benim hissettiklerimi hissettiğini, öyle bir günlük arkadaşlarını kesinlikle evine davet etmediğini söyledi. Kafede oturup yemek yedikten ve bir kaç fincan kahve içtikten sonra “bir fincan kahvede ben evde yapayım sana” dedi ve saat sekize gelirken kafeden kalktık, evine geçtik.

Evide, bulunduğumuz kafeden hemen hemen yarım saat kadar uzaklıktaydı. Önce kafeden çıktık ve otoparka geçip arabayı aldık, ardından da arabayla eve geçtik. Arabayı apartmanın önüne park ettiğinde önden geçerek yolu gösteriyordu, yani dairesinin önüne kadar o önden ben arkadan yürüyorduk. Apartmanın içine girdiğimizde merdivenleri çıkarken benim gözler yine Gülçin hemşirenin iri kalçalarına takılmıştı. Bir kaç defa göz ucuyla bana bakarak onu izleyip izlemediğimi kontrol etsede hiç umursamadan izlemeye devam ediyordum. Sonuçta bu işin sonunun nereye gittiği her şekilde belliydi. İçeri geçtiğimizde beni salona oturttu ve “üzerimi değişip geliyorum, kahve içeriz demi, başka birşey ister misin” dedi. Bende “hangisi senin için daha kolaysa o olsun, hiç fark etmez” dedim. Önce zannediyorum yatak odasına geçti ve üzerini değiştirip mutfağa geçti. Kıyafetlerini eşofmanları ile değiştirmişti.

Altında uzun bir eşofman altı vardı, yine kalçasını ön plana çıkartacak kadar dar bir eşofman altı. Üzerinde ise kısa kollu bir tişört vardı. Tişörtü giydiğinde hem göğüsleri hemde ayva göbeği ön plana çıkmıştı. Kadın sanki beni azdırmak için elinden geleni yapıyormuş gibiydi. Kıyafetlerini değiştirip salonun önünden geçtiğinde, yani mutfağa gittiğinde bende salonda oturmadım, hemen kalkıp mutfağa geçtim. Elinde cezve ile su ısıtıyordu içeri girdiğimde. Hemen arkasında ki yememk masasının sandalyesine oturdum ve Gülçin’i izlemeye başladım. Ara ara arkasını dönüp bana bakıyor, gülümsüyor ve tekrar önüne dönerek kahveyle ilgileniyordu. Onu izlerken kısa sürede yine sertleşmiştim ve bir kaç saniyeliğine elimi aletime atarak külotumu düzeltmek istedim. Bunun için hafif ayağa kalkmıştım ve tam elimi attığımda Gülçin tekrar arkasını döndü ve beni elim aletimde iken yakaladı.

Yüzünde ki gülümseme hala devam ediyordu ama kısa bir süreliğine dudağının kenarını ısırarak bakmaya devam etti, ardındanda “iyi misin” diye sordu. Biraz utanmıştım aslında, aletimle oynarken yakalanınca ayıp oldu falan diye düşünmüştüm yalan yok. Sonuçta yeni tanıştığı bir adamı evine davet etmişti ama adam arkasından iş çeviriyordu :). Sorusuna “iyiyim teşekkür ederim” diye cevap verdim ve kahveleri hazırladıktan sonra salona geçtip oturmaya, sohbet etmeye başladık. Bu sırada tabiki saat ilerledikçe ilerliyordu ve kahvelerden sonra, sohbetten sonra falan 12’yi geçmişti. Yalnız saat o kadar ilerlemesine rağmen bir şekilde konuşacak bir konu buluyor ve sürekli sohbet ediyorduk. Bir ara bir kaç saniyeliğine sessizlik olunca “ben artık kalkayım ya, sende sabah işe gideceksin” dedim ve ayaklanmaya başladım. O sırada Gülçin hemşire “istersen burada kalabilirsin, salona yatak açarım senin için sorun olmaz” dedi. Bu teklifi nasıl geri çevirebilirdim ki :).

Hemen tekrar oturup yerleştim ve “tamam o zaman öyle yapalım, zaten bu saatte otobüste bulamam” dedim gülümseyerek ve telefonu alıp evi aradım “bu gece arkadaşta kalacağım eve gelmeyeceğim” deyip telefonu kapadım. Annemle konuşmuştum ve onun birşey demesini beklemeden direk konuşmayı bitirince Gülçin kafede olduğu gibi bir kahkaha daha attı ve “kısa ve net diyorsun yani” dedi :). Bende gülerek “öyle oldu değil mi biraz, aman her neyse ya annemdi sorun olmaz” dedim ve telefonu kanepenin üzerine bıraktım. Bir kaç saniye daha sessizlik olduktan sonra Gülçin ayağa kalkıp “ben yatağını getireyim senin” dedi ve odaya giderek bir yorgan bir çarşaf ve yastık getirip kanepenin birini açarak bana yatak hazırladı. Yatıya kalmayı hesap etmediğimden dolayı yanımda eşofmanım yoktu haliyle. Gülçin’de de bana göre giyecek birşey olmadığı için önce “istersen benim eşofmanlardan birini vereyim” dedi ama ben kabul etmedim ve “sorun değil ben iç çamaşırlarımla yatarım zaten” deyip gülümsedim.

Yine bir sessizlik eşliğinde “peki o zaman, iyi geceler sana” dedi ve beni salonda yalnız bırakıp odasına geçti. Bende üzerimdeki kıyafetleri çıkartıp yatağa uzandım ama aklım sürekli Gülçin’de idi o yüzden gözlerimi bir saniye olsun uyumak için kapatamıyordum. Aradan on dakikadan fazla bir süre geçmişti. Artık yatakta bile duramıyordum, öyle ki sertleşmiş ve Gülçin’in yanına gitmek için fırsat kolluyordum. Öte yandan içeri girdiğimde ters bir tepki görmekte vardı, sonuçta tanıştığım günün gecesinde evine yatıya gelmiştim ve cinsel olarak birşeyler yaşamak için çok erkendi. Yataktan kalktım, bir kaç dakika öyle oturdum ve beklemeye, düşünmeye başladım. Sonunda tam vazgeçmiştim ve yatağa tekrar uzanacaktım ki birden salonun kapısının cam kısmından ışık geldi. O an emin değildim tabi ışığın nereden geldiğinden ama Gülçin’in yatak odasınan geldiğini sonradan fark etmiştim. Işıktan sonra kapalı olan salonun kapısı açıldı ve aralık olarak kaldı.

Gülçin beni odasına davet ediyordu, yani boşuna beklemiştim o kadar. Hemen yatağımdan kalktım ve aralık olan salonun kapısını ardına kadar açıp ışığın geldiği yere, Gülçin’in odasına geçtim. Odadan içeri girdiğimde karşılaştığım manzara karşısında öyle sabırsız bir şekilde yatağa atladım ki Gülçin o meşhur kahkahalarından bir tane daha attı ve “çok mu azdın” diyerek dudaklarına yapıştı. Gülçin beni yatağın üzerine uzanmış ve üzerinde de kırmızı bir vücut çorabı ile bekliyordu. Vücut çorabının tam vajina kısmı boş olduğu için oraya da elini atmış ve kendin okşuyordu. Ben yatağa atlayınca direkt bana yapıştı ve dudaklarımdan öperek külotumu sıyırmaya başladı. Onunla beraber bende külotumu çıkartmak için uğraştım ve bir kaç saniye içerisinde yatakta çırılçıplak kaldım. Gülçin bir süre dudaklarımdan öpmeye devam ettikten sonra aletime elini attı ve “oofff, çok güzeel” diyerek dibinden kavrayıp ağzına almak üzere yanaştı.

Ağzına soktuğunda ise öyle yalama, öpme falan yoktu. Ağzına sokar sokmaz boğazına kadar sokup sokup çıkartarak sakso çekiyordu. Az önce bana azdın mı diyen seksi hemşire resmen azgınlıktan aletimi yutmaya çalışıyordu. Zaman zaman “yeter artık” diyerek ağzından aletimi çıkarmak istesemde hiç abartısız söylüyorum sanki yıllardır bunun özlemini çekiyormuşcasına yalamya devam ediyor ve ara ara ağzından aletimi çıkartarak “lütfen bir kaç dakika daha” diyerek tekrar ağzına sokuyordu. Sonunda onbeş dakikadan daha uzun bir oral sex ardından aletimi zorluklada olsa ağzından çekip çıkarttım çünkü daha fazla dayanamıyordum ve ağzına boşalmak üzereydim. Halbu ki bende çok azgın bi haldeydim ve bu azgınlıkla içine girip bir güzel becermek istiyordum. Zorda olsa oral sex e bir son verip aletimi elime aldım, Gülçin’i de altıma yatırıp üzerine çıkarak bacaklarını iki yana ayırıp aletimi sırılsıklam olmuş vajinasından içeri göndermeye başladım.

Hem o hemde ben o kadar ıslanmıştık ki zaten fazla zorlanmamıştım ve bir defada aletimin hepsini içine soktum. Tamamen girdiğimde, taşaklarım götünün arasına değdiğinde belimden sıkıca sarılarak kendine daha çok yapıştırdı ve “aaahh, çekme nolursun dur biraz, ooohhhh, çok iyi çok güzel, aaaahh” diye söylenmeye başladı. Belimden o kadar sıkı çekiyordu ki, bana o kadar sıkı sarılmıştık ki artık canım acımaya başlamıştı ama Gülçin’in iniltileri acıları gözardı etmeme neden oluyordu. Kadının aldığı zevk inanın bana benide zevkten kudurtuyordu. Bir süre hiç hareket etmeden içinde öylece kalakaldıktan sonra aletimi yavaş yavaş içinden çıkartmaya başladım. Her hareket ettiğimde, aletimi Gülçin’in vajinasının içinde her sağa sola sürterek çıkarttığımda o da derinden derinden “ıııhhh, ııııhhh” şeklinde inliyordu. Özellikle içinden çıkartıp tekrar soktuğumda bu derinden inlemeleri neredeyse boşalmama neden olacaktı.

Bir anda kendine adapte etmişti beni ve yaşadığım seksin tam olarak içine girmiştim, yani tuhaftır ama daha önce hiç bir sex sırasında bu kadar adapte olduğumu hatırlamıyorum. Bir ara boşalacağımı zannederek bir hamleyle içinden çekip çıkarttım. Çıkartmamla beraber Gülçin’de sıkıca sarılarak “nereye gidiyorsun, neden çıkarttın, nolursun sok tekrar, yalvarıyorum çıkma içimden” demeye başladı. Belime sardığı ellerini tuttum, yukarı doğru kaldırarak başının hizasında yastığa yapıştırdım ve “dur kızım biraz, içine boşalacaktım azdaha” dedim. Bana “boşal hiç sorun değil, hamile kalırım diye korkma ben hallederim” dedi ve tekrar içine sokmam için yalvarmaya başladı. Bende kendi kendime “madem öyle al bakalım” diyerek tekrar aletimi içine yerleştirdim. Bir kaç dakika boyunca ağır ağır becerdikten sonra biraz evvel yaşadığım ve neredeyse içine boşalmamla sonuçlanacak olan adaptasyon çok geçmeden tekrar başıma geldi ama bu defa içinden çıkmak yerine köküne kadar yerleştirdim ve hareket etmeden beklemeye başladım.

Bu bekleyiş sırasında haliyle bir kaç damlada olsa içine boşalmıştım ama bunun sorun olmayacağını kendi söylemişti, o nedenle gayet rahattım. Bir kaç saniye bekledikten sonra, yani orgazm olma hissi geçtikten sonra yine ağır hareketlerle becermeye başladım. Yalnız o dakikadan sonra öyle uzun uzun sex yapacak halim yoktu çünkü en fazla on-onbeş defa sokup çıkarttıktan sonra boşalacak kıvama gelmiştim. Bu durumdan Gülçin’de rahatsız olmuş ve “neden hızılı hızlı girip çıkmıyorsun” demeye başlamıştı. Onu mutlu etmek için hızlandığımda ise saniyeler sonrasında içine boşalmaya başladım. Boşaldığımı anladığında omuzlarımdan sıkıca tutarak vajinasını aletime çarpmaya başladı. Ben orgazm sırasında ağırlaştığımda o daha da hızlanıyordu ve erkekler bilir, orgazm sırasında hızlandıkça dayanılmaz bir duygu yaşanır. İşte ben o duygu içerisinde tüm spermlerimi Gülçin’in içine akıttım.

Lakin hepsini akıttığımda Gülçin dur durak bilmiyor, sürekli altımda vajinasını aletime çarpa çarpa becertmeye devam ediyordu. Vajinasının içi spermlerimle dolu olmasına rağmen hiç içinden çıkmadan ikinci bir sex için bir iki dakika içinde hazır etmişti beni. O bir iki dakika içerisinde ara ara Gülçin’in vajinasının kenarlarından spermlerim yatağa akıyordu, görüyordum ve bu beni dahada azdırıyordu. Sonunda ikinci kez taş gibi serleştiğimde Gülçin’e “pozisyon değişelim mi” dedim. Kabul etti ve içinden çıkmama izin verdi :). Yatakta misyoner pozisyonunda sevişiyorken ikinci pozisyonda önüme domalttım ve arkasına geçerek aletimi dibine kadar vajinasına yerleştirdim. Domalmış bir şekilde on dakika kadar becerildikten sonra “daha fazla dayanamıyorum” diyerek kendini yatağa bırakıverdi. Haliyle yatağa uzanınca aletimide içinden çıkartmıştı ama yatağa uzanır uzanmaz orgazm olmaya başladığını titremelerinden anlayabiliyordum.

Biraz evvel ben orgazm olurken o rahat durmamıştı, şimdi de benim durmaya niyetim yoktu. Titremeleri devam ederken hafif kalkmış poposünü ayırdım ve biraz evvel içine girdiğim vajinasına ağzımı dayayım deliler gibi yalamaya başladım. Gülçin resmen önümden kaçmak için çabalıyordu fakat kaçacak bir yer yoktu. Bir dakikadan aşağı sürdüğünü zannetmiyorum bunun. Ağzımı dayadığım gibi bağırta bağırta orgazm ettim ve sonunda titremesi, direnmesi geçtiğinde de dudaklarımı vajinasından ayırdım. Yığıldığı gibi kalmıştı, ben bir kez daha becermek için hazırdım ama o bir kez daha becerilmek için hazır değildi malesef. Aletim dimdik bir şekilde arkasında oynaşırken, kalçasını ayırıp içine girmeye çalışırken verdiği tek tepki “bir kaç dakika izin verir misin bana” idi. Malesef dediğini yapmadım çünkü sertleşmiş aletim biran evvel içine girmek için sabırsızlanıyordu ve hatta sertlikten ağrımaya bile başlamıştı.

Gülçin’i yarıbaygın bir halde becermeye başladığımda, aletim içine girip çıkmaya başladığında o da her geçen saniye kalçasını biraz daha yukarı kaldırıyor ve tekrar domalmak için çabalıyordu. Tam emin olmamakla beraber beş dakika kadar dolamdığını söyleyemem ama hemen hemen beş dakika kadar sonra biraz evvel ki gibi bomaldı ve yine inlemeye başladı. Domaldığında içine o kadar sert giriyordum ki bazen zevkten bağıran Gülçin bazende acı ile önümden ileri doğru kaçmaya çalışıyor ve “yavaş ol biraz” diye söyleniyordu. Sonunda ikinci orgazmımı yaşamaya başladığında, daha doğru başlamadan evvel bir iki saniye önce içinden çıkarttım ve yatakta ayağa kalkarak otuzbir çeke çeke Gülçin’in üzerine boşalmaya başladım. Bir kaç saniyelik boşalmanın ardından gerçekten yorgun düşmüştüm ve Gülçin’in hemen yanına uzanarak soluklanmaya başladım. Tabi şimdi de Gülçin azmış ve sex istiyordu o yüzden ben uzanınca aletimi rahat bırakmadı, okşayıp oral sex’e, emmeye devam etti. O gece doyumsuz Gülçin ile karşılıklı olarak dörder defa orgazm olduk.

Uyumak üzere yattığımızda saat 4’ü geçiyordu ve inanın bana hala sex için içimde enerjinin olduğunu hissediyordum. Şuan sarışın Gülçin hemşirem ile gayet düyezli bir ilişkimiz var ve isimleri değiştirerek yazmam şartı ile olan biten yazmama izin verdi. Aslında ismi Gülçin değil fakat bu bilgi haricinde okuduğunuz herşey, harfi harine doğrudur. Hikayeme son verirken sizlere ufak bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Siz siz olun yatakta balık etli kadınları tercih edin. Şahsen Gülçin’in yatakta ki performansını, doyumsuz olmasını geçin ele avuca gelen fiziği beni deliye çeviriyor. Daha önce zayıf kızlarla sexte yapmışlığım var ama kesinlikle balık etli kadınları tavsiye ederim.

Leave a Reply